11 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 11
Item Open Access Çoklu Zeka Kuramına Göre Yabancılara Türkçe Öğretiminde Öğretmenin Önemi(Suleyman Demirel University, 2011) Alime AKGEDİKHoward Gardner’ın 1983 yılında ortaya koyduğu Çoklu Zeka Kuramı, zekânın tek boyutlu olmadığını, her bireyde sekiz farklı zeka alanının bulunduğunu savunur. Bu kuram, eğitim sistemine yeni bir bakış açısı kazandırarak öğrencilerin farklı yollarla öğrenebileceğini ve öğretmenlerin buna uygun öğretim stratejileri geliştirmesi gerektiğini vurgular. Yabancılara Türkçe öğretiminde de bu yaklaşım, her öğrencinin öğrenme tarzına uygun etkinlikler düzenleyerek dilin daha etkili ve kalıcı biçimde öğretilmesini sağlar. Çoklu Zeka Kuramı’na göre öğretmen; sadece bilgi aktaran kişi değil, aynı zamanda rehber, gözlemci ve öğrenme sürecinin yönlendiricisidir. Öğretmen, öğrencilerin güçlü zeka alanlarını tanıyarak ders materyallerini çeşitlendirir, görsel, işitsel, bedensel ve sosyal öğrenmeyi destekler. Böylece öğrenciler dili sadece kuramsal olarak değil, uygulamalı biçimde de öğrenirler. Bu nedenle öğretmenlerin çoklu zeka temelli öğretim yöntemlerini bilmesi ve sınıf ortamında uygulaması yabancı dil öğretiminde büyük önem taşır.Item Open Access AZAK EDEBIYATINDA ISTANBUL'Ia İLGİLİ YAYINLAR(Suleyman Demirel University, 2012) Тұрымбетова Ж.А.; Сатбай Г.Қ.Günümüz Türk halklarinin sahip olduklari sózla edebiyatin temeli Türk Sözlü Edebiyati ve Destanlander. Türk ülkelerinin degisik kültürlerini bir birine baglayan ciddi konularini Anadolu Türklerinin Asikhk Gelenegi ile Kazaklarn Akinlk Dastürü, yani Sairlik geleneginde görebilivoruz.Temeli ayni olup, farkh cografi ve farkli sosyal olaylar içerisinde ortaya çikan bu edebiyat dal her iki ülkenin arastirmacilarina, edebiyat ve folklor bilimcilerine bilimsel kaynaklarinin önemli maddelerini olusturmaktadir. Kazakistan'n bagimsizligia kavusmasi nedeniyle Kazak tarihi, kültürü ve edebiyatina dair belgeler bilim adamlari tarafindan yeniden, günümüz sartlari altinda tekrar ele alinmaktadu Kazakistan' daki Ceyhun Nehri ve Aral Gölü bölgelerinde yasayan Oguz - Kipçak kültürü. Kazak sairleri ve Türk âstklarin tarihi baglarinin cograli temelini teskil eder.Item Open Access MEHMET AKİF ERSOY'UN ESERLERİNDE TÜRK TOPLUMUNUN PROBLEMLERİ VE ÇÖZÜM YOLLAR(Suleyman Demirel University, 2011) Йенер УналMehmet Âkif Ersoy, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının en çok araştırılan ve eserleriyle toplum üzerinde derin etkiler bırakmış önemli şairlerinden biridir. Safahat adlı eserinde, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerindeki Türk toplumunun sosyal, siyasi ve kültürel yapısını gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla yansıtmıştır. Sanatını toplumsal fayda için kullanan Âkif, eserlerinde milletin içinde bulunduğu sorunları teşhis etmiş ve çözüm önerileri sunmuştur. Onun en büyük eserlerinden biri, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından millî marş olarak kabul edilen İstiklâl Marşıdır. Âkif, özellikle İslam dininin yanlış anlaşılmasına ve toplumdaki cehalete dikkat çekerek, gerçek anlamda İslam’a dönmenin toplumu kurtaracağını savunmuştur. Çalışkanlığı, inanç ve azmi esas alan düşünce yapısıyla Mehmet Âkif, hem şair hem mütefekkir kimliğiyle Türk milletinin manevi rehberi olmuştur.Item Open Access Çeviri üzerine(Suleyman Demirel University, 2011) Şehri ŞAHİNBu çalışmada çeviri kavramının anlamı, kapsamı ve zorlukları üzerinde durulmaktadır. Çeviri yalnızca bir dilin başka bir dile aktarımı değildir; aynı zamanda bir kültürden başka bir kültüre, bir dünyadan diğerine yapılan anlamlı bir yolculuktur. Bu yolculuk, hem dilsel hem de kültürel boyutlarıyla büyük bir sorumluluk gerektirir. Yazar, çevirinin bir köprü kurma sanatı olduğunu ve paylaşmanın zevkini yaşatan bir eylem olduğunu vurgular. Ancak bu köprünün sağlam olabilmesi için çevirmenin yalnızca dil bilgisine değil, aynı zamanda kültür, edebiyat, psikoloji ve yorumlama yeteneğine de sahip olması gerektiği belirtilir. Çeviri sürecinde metnin ruhu, anlamı, üslubu ve mesajı korunmalı; aksi hâlde çeviri, anlamını yitirir. Çalışmada ayrıca her şeyin tam anlamıyla çevrilemeyeceği, bazı değerlerin (örneğin atasözleri, deyimler, şiirler) kültüre özgü olduğu ve başka bir dilde aynı etkiyi yaratmanın çoğu zaman mümkün olmadığı vurgulanmaktadır. Bu nedenle çevirmenin dili yalnızca teknik olarak değil, sanatsal ve duygusal olarak da hissetmesi gerekir. Sonuç olarak, çeviri hem bir zanaat hem de bir sanattır. Bilgi kadar sevgi, yetenek ve duyarlılık da gerektirir. Çünkü çeviri, sadece kelimeleri değil, bir milletin ruhunu, kültürünü ve duygusunu taşır.Item Open Access Yansıtıcı Öğretim Yöntemi ile Yabancılara Türkçe Öğretimi(Suleyman Demirel University, 2011) Ömer Faruk ERENGünümüzde Türkçenin dünya genelinde yabancı dil olarak öğretilmesi giderek yaygınlaşmaktadır. Bu durum, Türkçenin daha etkili bir biçimde nasıl öğretileceği sorusunu gündeme getirmektedir. Yabancı dil öğretiminde kullanılan pek çok yöntem arasında doğru yöntemi seçebilmek için her birinin analiz edilmesi, sentezlenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çalışma, bu bağlamda yansıtıcı öğretim yöntemini ele almakta ve Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde uygulanabilirliğini tartışmaktadır. Yansıtıcı öğretim, öğretmenlerin ve öğrencilerin ders öncesinde ve sonrasında kendi öğrenme ve öğretme süreçlerini değerlendirmelerini, güçlü ve zayıf yönlerini fark etmelerini ve buna göre öğretim yöntemlerini geliştirmelerini amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu yöntem, öğretmenlerin kendi uygulamalarını gözlemlemelerini, analiz etmelerini ve gerektiğinde değiştirmelerini teşvik eder. Öğrenciler için ise, öğrenme sürecine aktif katılımı ve öz farkındalığı artırır. Yansıtıcı öğretim, öğretmen ve öğrenci arasındaki iletişimi güçlendirir, öğrenci merkezli bir öğrenme ortamı oluşturur ve öğrenmenin kalıcılığını artırır. Günlükler, video kayıtları, öğrenci geri bildirimleri ve gözlem formları gibi araçlar bu yöntemin uygulanmasında önemli rol oynar. Ayrıca, öğretmenin mesleki gelişimini destekleyerek öğretim kalitesinin artmasına katkı sağlar.Item Open Access Yabancı Dil Öğretim Yöntemlerinde Konuşma Becerisine Verilen Önem(Suleyman Demirel University, 2011) Behice YILDIRIMBu çalışma, yabancı dil öğretiminde konuşma becerisinin önemini ve farklı öğretim yöntemlerinin bu becerinin gelişimine katkılarını ele almaktadır. Günümüzde yabancı dil öğrenimine olan ilgi arttıkça, öğretim yöntemleri de çeşitlenmiştir. Dilbilgisi-Çeviri yöntemi, öğrencilerin dilin kurallarını öğrenmesine yardımcı olsa da konuşma becerisini geliştirmede yetersiz kalmaktadır. Düzvarım yöntemi ise öğrencilerin hedef dili doğrudan kullanarak öğrenmelerini sağlar ve konuşma becerisine büyük önem verir. Kulak-Dil Alışkanlığı yöntemi, tekrara dayalı alıştırmalarla konuşma ve dinleme becerilerini geliştirmeyi amaçlar. Ancak bu yöntemde anlamdan çok biçim ön plandadır. Bilişsel öğrenme yöntemi ise dilin sadece ezberle değil, zihinsel süreçlerle öğrenildiğini savunur. Bu yaklaşım, öğrencinin dili anlamlı bir şekilde kullanmasına ve iletişim kurmasına olanak tanır. Tarihsel süreç içinde yabancı dil öğretiminde konuşma becerisine verilen önem giderek artmıştır. Günümüzde etkili bir yabancı dil öğretimi, öğrencinin dili aktif biçimde kullanmasını ve iletişimsel yetkinlik kazanmasını hedeflemektedir.Item Open Access Yabancılara Türkçe Öğretiminde Dinleme-Anlama Becerisinin Geliştirilmesine Yönelik Etkinlikler(Suleyman Demirel University, 2011) Osman SARIOĞLUDil, insanlar arasında iletişimi sağlayan en temel araçtır. Yabancı dil öğretiminin amacı, öğrencilerin dinleme, konuşma, okuma ve yazma gibi temel dil becerilerini dengeli biçimde geliştirmektir. Bu beceriler içinde dinleme, hem ana dil hem de yabancı dil öğreniminde ilk kazanılan ve diğer becerilerin gelişimini doğrudan etkileyen en önemli aşamadır. Bu çalışmada yabancılara Türkçe öğretiminde dinleme-anlama becerisinin geliştirilmesine yönelik etkinlikler ele alınmaktadır. Dinleme, bireyin iletişim kurabilme, anlamlandırma ve öğrenme sürecinde kritik bir rol oynar. Etkili bir dinleme eğitimi; dinleme öncesi, dinleme sırası ve dinleme sonrası etkinliklerin planlı biçimde uygulanmasını gerektirir. Bu kapsamda öğrencilerin ilgisini çekecek ve anlamı derinleştirecek tanıtma, kestirme, yeni sözcük öğretimi, amaçlı dinleme, boşluk doldurma, müzikle dinleme, haber dinleme gibi etkinlikler önerilmektedir. Ayrıca günümüz eğitiminde teknolojik araçların (televizyon, bilgisayar, ses kayıtları vb.) kullanılması, dinleme sürecinin verimliliğini artırmaktadır. Dinleme becerisinin geliştirilmesi, öğrencilerin anlama gücünü, iletişim yeteneğini ve akademik başarılarını doğrudan desteklemektedir. Sonuç olarak, yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde dinleme becerisi, diğer dilsel becerilerle bütüncül bir şekilde ele alınmalı ve çağdaş öğretim teknolojileriyle desteklenmelidir.Item Open Access KAZAK KÜLTÜRÜNDEKI ATA-BABA-OĞUL DÜŞÜNCESİNİN ATASÖZLERİNE YANSIMASI(Suleyman Demirel University, 2012) Eren DAtasözleri her dilde varolan kalıplardar. Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük'te: "Atasözleri, uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş kalıplaşmış ifadelerdir" diye tanımlanır [1-155]. En sık rastladıgımız tabirle söyleyeni belli olmayan kısa ve anlamlı sözlerdir. Atasözleri yaşamın her alanı ile ilgili tecrübeleri tarihin süzgecinden geçirerek bu güne kadar getirmiştir. Bir dildeki kavramlar, çeşitli atasözleri, deyimler incelenirse kimi alanlardaki öğelerin diğerlerine oranla kabarık olduğu ortaya çıkar. Nasılki Göktürk abidelerindeki Kağan ve savaşmakla ilgili sözlerin çokluğu o dönem Türklerin savaşlarla dolu bir dönem yaşadığını ifade ederse, Kazak kültüründeki ata- baba-oğul düşüncelerini anlatan atasözlerin çokluğu da Kazak halkının bu konuya verdiği ehemmiyeti gösterir. Yüzün üzerinde bu konuyu işleyen atasözünün olması bunun kesin bir kanıtıdır.Item Open Access Temel seviye Türkçe dil bilgisi konularının öğretimi ve sıralaması üzerine(Suleyman Demirel University, 2011) Yüksel ŞahinBu çalışmada temel seviye Türkçe dil bilgisi öğretiminin önemi, içeriği ve konuların sıralanmasında dikkat edilmesi gereken unsurlar ele alınmıştır. Dil, iletişim aracı olarak eğitimin en temel unsurudur. Temel seviye dil öğretmeni, diğer öğretmenlerden farklı olarak, iletişim aracını sıfırdan inşa etmek zorundadır. Bu nedenle öğretim programı, öğrencilerin öğretmenle ve birbirleriyle en kısa sürede iletişim kurmalarını sağlayacak şekilde düzenlenmelidir. Yazar, dilbilgisinin bir amaç değil, iletişim için bir araç olduğunu vurgular. Kurallar teorik biçimde değil, diyaloglar ve alıştırmalar yoluyla öğretilmelidir. Öğrencilerin kuralları kendilerinin keşfetmeleri sağlanmalı, öğretim süreci doğal iletişim ortamlarında yürütülmelidir. Ayrıca A1 düzeyindeki öğrencilerin psikolojisinin dikkate alınması gerektiği, özgüven kazanmalarının öğrenme başarısını doğrudan etkilediği belirtilmektedir.Item Open Access Yabancı Dil Öğretiminde Görsel ve İşitsel Araçların Etkililiği(Suleyman Demirel University, 2011) Hakan BAĞIRTKANYabancı dil öğretimi zaman içinde önemli bir gelişim göstermiştir. Geleneksel olarak kelime ve dilbilgisi kurallarının ezberlenmesine dayalı öğretim anlayışından, anlamaya ve iletişime dayalı çağdaş yöntemlere geçilmiştir. Bu süreçte görsel ve işitsel araçların kullanımı büyük bir önem kazanmıştır. Bu araçlar, öğrenmeyi somutlaştırmakta, öğrencilerin derse olan ilgisini artırmakta ve kalıcı öğrenmeyi sağlamaktadır. Görsel araçlar (resimler, şemalar, slaytlar, videolar vb.) ile işitsel araçlar (radyo, kayıtlar, diyaloglar vb.) öğrencilerin kelime, dilbilgisi yapıları ve anlam ilişkilerini daha iyi kavramalarına yardımcı olur. Görme ve işitme duyularını aynı anda kullanmak, öğrenilen bilgilerin daha kolay hatırlanmasını ve dilin doğal bir şekilde edinilmesini sağlar. Ayrıca bu araçlar, sınıf ortamında daha gerçekçi ve canlı bir öğrenme atmosferi oluşturarak öğrenmeyi zevkli hale getirir. Araştırmalar, bu araçların öğrencilerin güdülenmesini artırdığını, öğretim sürecine çeşitlilik kattığını ve sadece sözlü anlatıma dayalı öğretimi azaltarak zamanın daha verimli kullanılmasını sağladığını göstermektedir. Görsel ve işitsel materyallerin birlikte kullanılması, öğrencilerin dilsel ve kültürel anlamda konuyu daha derinlemesine kavramalarına yardımcı olur. Sonuç olarak, yabancı dil öğretiminde görsel ve işitsel araçlar vazgeçilmez bir yere sahiptir. Bu araçlar, dil becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlarken aynı zamanda öğrencilerin yaratıcılığını, özerkliğini ve özgüvenini de desteklemektedir.