46 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 46
Item Open Access AZAK EDEBIYATINDA ISTANBUL'Ia İLGİLİ YAYINLAR(Suleyman Demirel University, 2012) Тұрымбетова Ж.А.; Сатбай Г.Қ.Günümüz Türk halklarinin sahip olduklari sózla edebiyatin temeli Türk Sözlü Edebiyati ve Destanlander. Türk ülkelerinin degisik kültürlerini bir birine baglayan ciddi konularini Anadolu Türklerinin Asikhk Gelenegi ile Kazaklarn Akinlk Dastürü, yani Sairlik geleneginde görebilivoruz.Temeli ayni olup, farkh cografi ve farkli sosyal olaylar içerisinde ortaya çikan bu edebiyat dal her iki ülkenin arastirmacilarina, edebiyat ve folklor bilimcilerine bilimsel kaynaklarinin önemli maddelerini olusturmaktadir. Kazakistan'n bagimsizligia kavusmasi nedeniyle Kazak tarihi, kültürü ve edebiyatina dair belgeler bilim adamlari tarafindan yeniden, günümüz sartlari altinda tekrar ele alinmaktadu Kazakistan' daki Ceyhun Nehri ve Aral Gölü bölgelerinde yasayan Oguz - Kipçak kültürü. Kazak sairleri ve Türk âstklarin tarihi baglarinin cograli temelini teskil eder.Item Open Access MEHMET AKİF ERSOY'UN ESERLERİNDE TÜRK TOPLUMUNUN PROBLEMLERİ VE ÇÖZÜM YOLLAR(Suleyman Demirel University, 2011) Йенер УналMehmet Âkif Ersoy, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının en çok araştırılan ve eserleriyle toplum üzerinde derin etkiler bırakmış önemli şairlerinden biridir. Safahat adlı eserinde, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerindeki Türk toplumunun sosyal, siyasi ve kültürel yapısını gerçekçi ve eleştirel bir bakış açısıyla yansıtmıştır. Sanatını toplumsal fayda için kullanan Âkif, eserlerinde milletin içinde bulunduğu sorunları teşhis etmiş ve çözüm önerileri sunmuştur. Onun en büyük eserlerinden biri, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından millî marş olarak kabul edilen İstiklâl Marşıdır. Âkif, özellikle İslam dininin yanlış anlaşılmasına ve toplumdaki cehalete dikkat çekerek, gerçek anlamda İslam’a dönmenin toplumu kurtaracağını savunmuştur. Çalışkanlığı, inanç ve azmi esas alan düşünce yapısıyla Mehmet Âkif, hem şair hem mütefekkir kimliğiyle Türk milletinin manevi rehberi olmuştur.Item Open Access EĞİTİM TEKNOLOJİSİ VE KULLANIMI İLE İLGİLİ TEORİK BULGULAR(СДУ хабаршысы - 2017, 2017) E. AkkayaÖzet. Teknoloji kullanımı eğitimi nitelikli hale getirir. Nitelikli eğitim için teknoloji olmazsa olmazdır. Eğitim teknolojisi ve dil öğretimdeki teknoloji kullanımı ile ilgili araştırmalar incelenmiş olup genel olarak problem ortaya çıkarılmıştır. Öğretim teknolojileri ile ilgili yapılan araştırmalar sonucunda bulgular eşliğinde eğitim teknolojisi kavramının teknoloji kısmı teknoloji gelişimi ile paralellik arz ederken eğitim ve öğretim kısmında bu oranda gelişimin olamadığını görmekteyiz. Araştırmada bunun sebepleri ortaya çıkarılmış olup bazı önerilerde bulunulmuştur. Bunların en önemlisi pedagojik alanda veya içerik öğretiminde ihtiyaç duyulan uygulamaların, paket programların ve diğer mobil uygulamaların ilgili teknoloji geliştiricilere sunulması ve belirtilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak teknoloji gelişimi hızı ile tekno uygulama ve programların eğitimde kullanılma hızını dengelemek gerekir.Item Open Access KAYNAK KÜLTÜR ARACILIĞIYLA TÜRK ATASÖZLERİNİN ÖĞRETİMİNDE İNSTAGRAMIN ÖNEMİ(Қазақстан ғылымының дамуы мен келешегі жастар көзімен - 2018, 2018) Паттуллаева Х.; Жұман Г.Atasözleri milletlerin hafızalarının, yaşantı ve deneyimlerinin, kültürlerinin, olay ve durumlara yaklaşım tarzlarının, bakış açılarının yansıdığı kısa, özlü ifadelerdir. Anlatıma derinlik, kolaylık ve akıcılık kazandıran bu kalıp ifadeler, kültürel bilincin nesilden nesile aktarımı ve devamlılığı noktasında Türkçe eğitimi içerisinde kendine önemli bir yer edinir. Atasözlerinin sahip oldukları bu özellikler onları ana dili öğretimin yanı sıra yabancılara Türkçe öğretiminin de temel meselelerinden biri hâline getirmiştir. Yabancılara Türkçe öğretiminde önemi sıkça vurgulanan kültürel aktarımın en kolay ve hızlı şekilde yapılabileceği ürünler olarak atasözleri ön plana çıkmaktadır. Makalede, yabancılara Türkçe öğretiminde atasözlerinin öğretiminde ana dili ile hedef dil arasındaki benzerliklerden faydalanmanın önemi üzerinde durulmuştur. Buradan hareketle Türkçe ve Kazakça’da benzerlik arz eden atasözleri tespit edilmiş ve bir liste hazırlanmıştır. Hazırlanan liste, kelime ve anlam benzerliği olanlar ile yalnızca anlam benzerliği olan atasözleri olarak iki kısımda ele alınmıştır ve mobil uygulamarından instagram programı üzerinde kavratılması amaç edilmiştir.Item Open Access AHMET BAYTURSINULI ALFABESİ(Suleyman Demirel University, 2017) Sh. AuyelbekovaMakalemizde, zamanında A. Baytursunulı sunan alfabeye karşı olanlar ne tür deliller getirmişlerdi ve bu delillerin dilimizin tarihindeki yeri nerede meselesi analiz edilecektir. A. Baytursunov alfabesine karşı çıkanlar nasıl Milli değerlerimizi yok etmeye çalıştığına dair Kazak dili tarihine ait bu bilgileri sunmaya çalışacağız. A. Baytursunulı alfabesi sadece Kazakistanda değil diğer Türk halıklarının da yazı diline tesiri olmuştu. “Bugünde Çin kazaklarının yazı geleneği, karakalpak, kırgız dillerine tesiri hakkında yukarıda adı geçen diller konusunda bilim adamları çalışmalarından bahsedilecektir. A.Baytursunov alfabesi konusunda yazılan bilim adamlarının fikirlerinden A. Baytursunov alfabesinin Milli değerlerimizdeki rölünden sözedilecektir. Günümüzde A. Baytursunov alfabesinini yaptığında tuttuğu yol ve metod, esas edindiği prensipler değerini hiç eksiltmedi, tersine daha çok büyük önem kazanmaktadır.Item Open Access Çeviri üzerine(Suleyman Demirel University, 2011) Şehri ŞAHİNBu çalışmada çeviri kavramının anlamı, kapsamı ve zorlukları üzerinde durulmaktadır. Çeviri yalnızca bir dilin başka bir dile aktarımı değildir; aynı zamanda bir kültürden başka bir kültüre, bir dünyadan diğerine yapılan anlamlı bir yolculuktur. Bu yolculuk, hem dilsel hem de kültürel boyutlarıyla büyük bir sorumluluk gerektirir. Yazar, çevirinin bir köprü kurma sanatı olduğunu ve paylaşmanın zevkini yaşatan bir eylem olduğunu vurgular. Ancak bu köprünün sağlam olabilmesi için çevirmenin yalnızca dil bilgisine değil, aynı zamanda kültür, edebiyat, psikoloji ve yorumlama yeteneğine de sahip olması gerektiği belirtilir. Çeviri sürecinde metnin ruhu, anlamı, üslubu ve mesajı korunmalı; aksi hâlde çeviri, anlamını yitirir. Çalışmada ayrıca her şeyin tam anlamıyla çevrilemeyeceği, bazı değerlerin (örneğin atasözleri, deyimler, şiirler) kültüre özgü olduğu ve başka bir dilde aynı etkiyi yaratmanın çoğu zaman mümkün olmadığı vurgulanmaktadır. Bu nedenle çevirmenin dili yalnızca teknik olarak değil, sanatsal ve duygusal olarak da hissetmesi gerekir. Sonuç olarak, çeviri hem bir zanaat hem de bir sanattır. Bilgi kadar sevgi, yetenek ve duyarlılık da gerektirir. Çünkü çeviri, sadece kelimeleri değil, bir milletin ruhunu, kültürünü ve duygusunu taşır.Item Open Access Yansıtıcı Öğretim Yöntemi ile Yabancılara Türkçe Öğretimi(Suleyman Demirel University, 2011) Ömer Faruk ERENGünümüzde Türkçenin dünya genelinde yabancı dil olarak öğretilmesi giderek yaygınlaşmaktadır. Bu durum, Türkçenin daha etkili bir biçimde nasıl öğretileceği sorusunu gündeme getirmektedir. Yabancı dil öğretiminde kullanılan pek çok yöntem arasında doğru yöntemi seçebilmek için her birinin analiz edilmesi, sentezlenmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu çalışma, bu bağlamda yansıtıcı öğretim yöntemini ele almakta ve Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde uygulanabilirliğini tartışmaktadır. Yansıtıcı öğretim, öğretmenlerin ve öğrencilerin ders öncesinde ve sonrasında kendi öğrenme ve öğretme süreçlerini değerlendirmelerini, güçlü ve zayıf yönlerini fark etmelerini ve buna göre öğretim yöntemlerini geliştirmelerini amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu yöntem, öğretmenlerin kendi uygulamalarını gözlemlemelerini, analiz etmelerini ve gerektiğinde değiştirmelerini teşvik eder. Öğrenciler için ise, öğrenme sürecine aktif katılımı ve öz farkındalığı artırır. Yansıtıcı öğretim, öğretmen ve öğrenci arasındaki iletişimi güçlendirir, öğrenci merkezli bir öğrenme ortamı oluşturur ve öğrenmenin kalıcılığını artırır. Günlükler, video kayıtları, öğrenci geri bildirimleri ve gözlem formları gibi araçlar bu yöntemin uygulanmasında önemli rol oynar. Ayrıca, öğretmenin mesleki gelişimini destekleyerek öğretim kalitesinin artmasına katkı sağlar.Item Open Access YAŞAMA, KORUNMA VE GELİŞME HAKKI: ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ(Suleyman Demirel University, 2010) Kuatean UaliyevBirleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, 20 Kasım 1989 tarihinde kabul edilmiş olup, çocuk haklarını belirleyen evrensel standartları içeren önemli bir uluslararası belgedir. Kazakistan, 1993 yılında sözleşmeyi kabul ederek çocuk haklarının uygulanması konusunda sorumluluk üstlenmiştir. Sözleşme, 18 yaşına kadar olan tüm çocukların yaşama, gelişme, korunma ve topluma katılma hakkına sahip olduğunu kabul eder. Temel ilkeleri arasında ayrımcılık yapmama, çocuğun yararını önceliklendirme ve çocuğun görüşlerine saygı gösterme yer alır. Sözleşmede ayrıca kimlik, aile ilişkileri, düşünce ve ifade özgürlüğü, din özgürlüğü, dernek kurma ve barışçıl toplanma hakkı, keyfi müdahalelere karşı korunma, eğitim, sağlık ve meslek hazırlığı gibi haklar güvence altına alınmıştır. Devletler, bu hakları hayata geçirmek, çocukların sağlık ve eğitim hizmetlerine erişimini sağlamak ve genel gelişimlerini desteklemekle yükümlüdür. Sözleşme, devletlere çocuk haklarını koruma konusunda bağlayıcı yükümlülükler getirir.Item Open Access Büyük Güçlerin Kıskacında Türkiye – Kırgızistan İlişkileri (Kırgızistan Örneği)(Suleyman Demirel University, 2008) İskender Ormon uuluAvrasya’nın kalbinde yer alan Orta Asya, coğrafi ve tarihî önemi nedeniyle uzun yıllar boyunca büyük güçlerin hâkimiyet kurmak istediği stratejik bir bölge olmuştur. Tarih boyunca Cengiz Han ve Timur gibi büyük imparatorluklara ev sahipliği yapan bu bölge, daha sonra Rus İmparatorluğu’nun yayılma alanına dönüşmüştür. Sovyet döneminin ardından yapay sınırlar çizilmiş, yeni ulusal kimlikler oluşturularak bölgenin siyasî yapısı yeniden şekillendirilmiştir. 1991’de SSCB’nin dağılmasının ardından Türkiye, bağımsızlığını yeni kazanan Orta Asya Türk Cumhuriyetleriyle, özellikle Kırgızistan ile hızlı bir şekilde diplomatik ve ekonomik ilişkiler kurmuştur. Türkiye, Kırgızistan’ı tanıyan ilk ülke olmuş ve iki ülke arasında siyaset, eğitim ve ticaret alanlarında önemli işbirlikleri geliştirilmiştir. Bu çalışma, Türkiye–Kırgızistan ilişkilerinin tarihî, siyasî ve ekonomik dinamiklerini büyük güçler arasındaki bölgesel rekabet bağlamında incelemektedir.Item Open Access Türkiye Altın Talebinin İstatistiksel Açısından Değerlendirilmesi(Suleyman Demirel University, 2009) Metin Duyar; Mesut YılmazBu çalışma, Türkiye’de altın talebini istatistiksel ve ekonometrik açıdan incelemektedir. Araştırmada, altın talebinin kuyumculuk ve yatırım amaçlı kullanımı, ithalat miktarları, İstanbul Altın Borsası fiyatları, ABD Doları kuru ve ülkeye gelen turist sayısı arasındaki ilişkiler değerlendirilmiştir. Yapılan regresyon ve korelasyon analizleri, altın fiyatları ile talep arasında zayıf negatif bir ilişki olduğunu, ABD Doları kuru ile fiziksel altın işlemleri arasında ise pozitif bir ilişki bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca turist sayısı ile altın ithalatı arasında pozitif bir korelasyon gözlenmiş, ancak istatistiksel olarak anlamlılık düşük bulunmuştur. Sonuç olarak, Türkiye altın talebi sadece fiyat faktörü ile açıklanamayacak kadar karmaşık bir yapıya sahip olup, diğer ekonomik ve sosyal değişkenlerin de hesaba katılması gerekmektedir.